Parmak Emme ve Kardeş Kıskançlığı

Danışanlarımızdan bir soru;

4 yaşında bir oğlum var. Şu an ikinci çocuğuma hamileyim. Oğlum durumun farkında… Şu anki durumda parmağını emmeye başladı. Zaman zaman hırçınlaşıyor ve beni sevmediğini söylüyor. Kardeş kıskançlığı şimdiden oluştu galiba… Bu durumu aşabilmem için neler tavsiye edersiniz?

Kıskançlık insana verilen azı yarar çoğu zarar duygulardan biridir. Bunlardan vaka olarak en bilineni de kardeş kıskançlığıdır.

İlk çocukta bu daha belirgin olarak kendini belli eder. Parmak emme, emzik ve biberon isteme, bebek gibi ses çıkarma, annesinin babasının kendini sevmediği şeklinde düşünce ve davranış tarzı gelişir. Hatta bazen büyükler onu şakayla tahrik ederek “işte kardeşin geliyor, senin yatağını ona vereceğiz. Sen artık başka yatakta yatacaksın. Bu oyuncaklarla da o oynayacak” şeklinde konuşabiliyorlar. Bu da son derece sakıncalı bir durum… Bir kere bu tutum yüzünden kardeşine, kendi tahtını sallayan insan nazarıyla bakmaya başlıyor çocuk.

Kardeşin geleceği haberi alındıktan sonra kendisine saklamadan, sana bir kardeş gelecek, o seni çok sevecek, sen de onu çok seveceksin. Sen ona oyuncak alacaksın, o da sana oyuncak alacak. Beraber parka gideceğiz ve hep beraber eğleneceğiz şeklinde sözlerle onu olumlu hedeflere güdülemelidir. Bununla birlikte ona kardeşi ile ilgili görevler de verilebilir. “Kardeşinle parka gidince onu sen koruyacaksın dimi benim aslan oğlum, senin gibi abiler dikkatli ve güçlü olurlar” da denilebilir. Bu görev verme, abinin kardeşini benimsemesi ve ona sahip çıkması konusunda çok önemlidir. Tabi ki görev verme takatinin üstünde bir sorumluluğu içermemelidir.

Parmak emme, bebek sesi çıkarma bir davranış gerilemesidir. Yani çocuk, düşünce dünyasında “sadece bebek olursam benimle ilgilenirler” gibi bir inanç beslemektedir. Bunun böyle olmadığını ona davranışlarla anlatmak gerekir. Nedir bu davranışlar? Söz gelimi onun sevdiği yemekleri yapıp bunu “ bugün güzel oğlum için hazırladım bu yiyecekleri, hadi bakalım benim yakışıklı oğluma bir ayakkabı alalım, hem de gitmişken onu oyuncak arabalara bindireyim ” şeklinde ona özel saatlerin de olduğunu, yani eskiye nazaran çok şeyin değişmeyeceğini davranışlarla anlatmak gerekiyor.

Peki, doğduktan sonra ne yapılabilir? Annenin lohusa döneminde yeni bebeğiyle yakından ilgilenebilmesi adına evdeki diğer üyelerin özellikle babanın abi yahut abla ile daha çok vakit geçirmesi gerekir. Ki anne yeni doğmuş bebeğine gerekli ilgiyi verebilsin. Bu dönemde yeni bebek için bir alış veriş yapılacaksa abi/ abla için de sevebileceği ufak tefek bir şeyler almak bu sürecin sağlıklı bir şekilde atlatılmasına vesile olabilir.

Özet olarak şunu söyleyebiliriz. Kıskançlık aslında duygu olarak kötü bir duygu değildir. Önemli olan bu duygunun ayarında tutulabilmesidir. Aşırı kıskançlık insanı şüphe ve paranoyaya götürür. Huzur bırakmaz insanda. Hiç kıskançlık olmaması da insanı insan yapan önemli özelliklerden birinin kaybolması anlamına gelir ki, ne eş mahremiyeti kalır ne de aile mahremiyeti. Bu da bir toplumun ahlaken yok olması için tek başına yetecek bir durumdur.

 

Mehmet Akif Aydın
Uzm.Psikolojik Danışman & Psikoterapist

That was important because the learning style utilized read is often determined by the information needed to be learned.